|
Sonbahardaki yağışların, iç ve batı kesimlerde yaşanan hidrolojik kuraklığı ortadan kaldırma olasılığının düşük olduğu açıklandı.
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, ağustos-eylül-ekim aylarını kapsayan meteorolojik tahminler raporu hazırladı. Rapora göre, ağustos ayında güney ve iç kesimlerin Basra alçak basıncının etkisinde kalacak olması nedeniyle sıcak ve kurak dönem etkisini sürdürecek. Sıcaklık değerlerinin, ortalamaların 2-4 derece üzerinde seyredeceği ağustos ayında kuzey kesimlerde görülecek kısa süreli yağış geçişlerinin dışında önemli derecede yağış beklenmiyor. Eylül-ekim aylarında ise yurdun kuzey ve iç kesimlerinde görülecek alçak basınç sistemleri ve cephesel geçişlere bağlı olarak özellikle kuzey ve iç kesimlerde mevsime uygun yağışların görüleceği tahmin ediliyor. Bu zaman periyodunda sıcaklık değerlerinin mevsim normallerinin 1-2 derece üzerinde seyretmesi bekleniyor. Kuraklığın sona erme olasılığı düşük Raporda, başta Marmara, Ege ve İç Anadolu bölgeleri olmak üzere, iç ve batı kesimlerin 'hidrolojik kuraklık' aşamasına geldiği, sonbahar yağışlarının da bu kuraklığı önümüzdeki 4-5 aylık süreçte ortadan kaldırması olasılığının düşük olduğu belirtildi. Raporda, "Yağış azlığı olarak tanımlanan 'meteorolojik kuraklık' yağışların artış göstereceği dönemlere bağlı olarak ortadan kalksa dahi baraj, göl, nehir havzalarındaki hidrolojik kuraklığın ortadan kalkması için daha uzun süreli yağışlı dönemlere ihtiyaç vardır" denildi. Yağış azlığı Raporda, Ekim 2006-Temmuz 2007 periyodunda alınan yağışlarla ilgili değerlendirmeye de yer verildi. Buna göre, Türkiye genelinde yağışların toplam miktarında yüzde 16.8 azalma görüldüğü vurgulanan raporda, Ege Bölgesi'nde yüzde 44, Marmara Bölgesi'nde yüzde 33, İç Anadolu Bölgesi'nde yüzde 22 azalma olduğu kaydedildi. Kentsel bazda ise aynı dönemde İzmir ve İstanbul yüzde 49, Ankara ise yüzde 35 oranında daha az yağış aldı. Raporda, Türkiye'nin coğrafi konum itibariyle yarı-kurak iklim kuşağında olduğu ve topografyası gereği düzensiz yağış rejimine sahip olduğu anımsatılarak, "Sürekli kuraklık riskine maruz kalan bir ülke özelliği göz önüne alınarak su tasarrufunun azami ölçüde sürdürülmesi, sektörel planlamaların mevcut analiz ve öngörüler doğrultusunda yapılması yararlı olacaktır" denildi |