BAHÇELİ: ''İKTİDAR PARTİSİ ADINA KONUŞAN BU MİLLETVEKİLİNİN (NİHAT ERGÜN), GAVUR DAĞI İLE SİVAS EKSENİNDE ÇİZMEYE ÇALIŞTIĞI HATTIN, PKK BELGELERİNDE, BARZANİ HARİTALARINDA, AMERİKAN RAPORLARINDA VE ULUSLARARASI İHANET TOPLANTILARINDA DA YER ALDIĞI GERÇEĞİDİR. BİZE GÖRE BÖYLESİ BİR KİRLİ ZİHNİYET, EN AZ PKK KADAR BÖLÜCÜ, ALÇAK VE AHLAKSIZDIR''
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AK Parti Grup Başkanvekili Nihat Ergün'ün, muhalefet partilerine yönelik ''Gavur Dağı'ndan, Sivas'tan öteye geçmek lazım'' şeklindeki sözlerini eleştirerek, ''İktidar partisi adına konuşan bu milletvekilinin, Gavur Dağı ile Sivas ekseninde çizmeye çalıştığı hattın, PKK belgelerinde, Barzani haritalarında, amerikan raporlarında ve uluslararası ihanet toplantılarında da yer aldığı gerçeğidir'' dedi.

Partisinin Grup Toplantısında konuşan Bahçeli, Türkiye'nin, son haftalar içerisinde mutat hale gelmiş bunalımların tırmandığı ve terör eylemlerinin yoğunlaştığı bir dönemin sancılarını yaşadığını söyledi.
Aktütün Karakolu'na yapılan saldırının ardından, Diyarbakır'da meydana gelen terör saldırısında emniyet mensuplarının şehit olmasından dolayı üzüntülerini ifade eden Bahçeli, İstanbul'da üzerinde patlayıcı taşıyan bir teröristin fark edilerek eylem yapmasına fırsat bulamadan yakalanmasının, terör örgütünün kanlı eylemlerini hedef gözetmeksizin tırmandıracağına ilişkin ipucları verdiğini ifade etti.
MHP olarak bu ihanetin son bulması için her türlü desteği vereceklerini kaydeden Bahçeli, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Sınır Ötesine Operasyon yapması için Hükümete izin ve yetki veren tezkerenin beklendiği gibi büyük bir ekseriyetle kabul edildiğini anımsattı.
''Dileğimiz, terörün bir an önce son bulması'' diyen Bahçeli, diğer tedbirlerle birlikte operasyon yetkisinin, milletin esenliği ile kardeşliğinin devamı için etkili bir şekilde kullanılmasını beklediklerini söyledi.
Devlet Bahçeli, ''Gelişmeler, hükümetin terörle ve bölücülükle mücadelede soruna bizimle aynı pencereden bakmadığını, yaklaşan mahalli idareler seçiminin etkisiyle günü kurtaracak, tepkileri azaltacak, vaziyeti idare edecek bir yaklaşımı tercih ettiklerini göstermektedir'' dedi.

-''HESABINI VERECEK OLAN HÜKÜMETTİR''-
Hükümet temsilcisinin; terörle mücadeleyi Türk Silahlı Kuvvetlerine ihale ettiğini ve 'ne istedilerse verdik' anlamına gelen sözler söylediğini belirten Bahçeli, ''Bu açıklama, 'Ne yapalım biz Türk Silahlı Kuvvetlerine her desteği veriyoruz ancak onlar terörü bir türlü önleyemiyorlar' demekten başka bir anlam taşımamaktadır. Bu ağır itham, hükümetin sevk ve idaresinde bulunan bir devlet gücünün, onu sevk edecek hükümet erki tarafından sinsi ifadelerle suçlanması, terör kayıplarının bir taraftan teröriste, diğer taraftan Mehmetçiğe fatura edilmesidir. Bu açıklama terörle mücadelede başarısızlığın, şaşkınlığın, siyasal ahlaktan yoksunluğun ve kokuşmuş bir zihniyetin ilk ağızlardan itirafıdır. Bunun başka bir anlamı ve açıklaması yoktur'' diye konuştu.
Bahçeli, tezkere metninin altındaki imzanın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a ait olduğunu; bu imzayla Hükümetin, yetki ve sorumluluğun tamamını üstlendiğini kaydederek, ''Verilen yetkinin hükümet tarafından ne derece başarılı yapılıp yapılmadığının hesabını verecek olan da bu konunun muhatabı olan hükümettir. Başarısızlığa bahane ve adres aramak hükümeti vebaldan ve hesap vermekten asla kurtaramayacaktır'' dedi.
-''VATANA İHANETLE EŞDEĞER''-
Devlet Bahçeli, Edirne, Hakkari, İzmir, Iğdır'a kadar uzanan toprakların, ecdat kanıyla sulanarak Türkiye Cumhuriyetinin sınırlarının çizildiğini vurguladı.
Bahçeli, şöyle devam etti:
''Türk milletini bölme, Türk devletini parçalamaya yönelik tarihi emellerin ilanı olan Sevr anlaşması, hepinizin malumu olduğu gibi ülkemiz coğrafyasını parçalara ayırmış, bu sanal paftalar üzerinde aziz yurdumuz yapay ülkelere paylaştırılmıştır. Bu zillete tahammülü olmayan kutlu ceddimizin şanlı mücadelesi, milletimize bölünmeyi dayatanlara karşı bir şamar gibi inmiş ve vatan sınırlarımız bugünkü şekliyle hukuki meşruiyet kazanmıştır. MHP olarak, 'Türkiye Cumhuriyeti' adı ile temsil edilen bu siyasi, beşeri, fiziki, kültürel ve ekonomik coğrafyayı bir ve bütün olarak korumaya yemin etmiş bir siyasi anlayışın temsilcileriyiz. Ve bunu bir varlık sebebi ve kutlu bir vatan görevi olarak telakki ediyoruz. Verilecek toprağımızın, terk edilecek ilimizin, çizilecek sınırımızın, vazgeçilecek insanımızın olmadığını yüksek sesle sürekli tekrarladık.

Tarihin en müşkül anlarında bile terk edilmeyen bu toprakların, bugün kanlı terörün baskısı ile terke hazırlanıldığına dair en küçük bir şüphe veya ima bile bize göre vatana ihanetle eşdeğer bir alçaklıktır. Ancak ne var ki, bizim vatan coğrafyasının bütünlüğü hakkında gösterdiğimiz kararlı duruştan nasibini almamış zihniyetlerin, TBMM çatısı altında mevcudiyeti bugün yaşadığımız en büyük talihsizliktir.''
-GAVUR DAĞI İLE SİVAS EKSENİ...-
MHP Genel Başkanı Bahçeli, tezkere görüşmeleri sırasında AK Parti adına söz alan Nihat Ergün'ün konuşmasını isim vermeden eleştirdi. Ergün'ün, ''Gavur Dağından, Sivas'tan öteye geçmek lazım'' şeklindeki sözlerinin, ''bölücü propagandanın nerelere kadar ulaşmış olduğunu ve bu düşünce sahibini nasıl teslim aldığını bütün açıklığıyla ortaya koyduğunu'' ifade etti.
''Bu zırvaların sahibi olan zat, vatan toprakları üzerinde çizdiği bu hayali hattın doğusunu muhterem milletvekillerine ne maksatla hatırlatma cüretini göstermektedir? Bahsettiği bu sanal hattı, Yüce Meclise açıklamakla hangi coğrafyayı tanımlamak ve neyi kabul ettirmek peşindedir?'' diye soran Bahçeli, şu görüşleri savundu:
''Zatın, bu sorulara vereceği namuslu cevap, milletimiz için düşündüğü ve vatanımız için var saydığı ve kabul edemeyeceğimiz geleceğin de işareti olacaktır. Bizim sorguladığımız husus, iktidar partisi adına konuşan bu milletvekilinin, Gavur Dağı ile Sivas ekseninde çizmeye çalıştığı hattın, PKK belgelerinde, Barzani haritalarında, Amerikan raporlarında ve uluslararası ihanet toplantılarında da yer aldığı gerçeğidir. Bu beyanatla birlikte, sözün sahibi ve onu alkışlayan parti mensuplarının görüşleriyle, PKK'nın Türkiye'yi görmek istediği coğrafya arasında tam bir uyum olduğu ortaya çıkmıştır.
Bu beyanatla birlikte, sözün sahibi ve onu alkışlayan parti mensuplarının görüşleriyle, PKK'nın Türkiye'yi görmek istediği coğrafya arasında tam bir uyum olduğu ortaya çıkmıştır. Bugün Başbakan Erdoğan'ın eşbaşkanlığına soyunduğu Büyük Ortadoğu Projesinin karanlık sınırlarına ilişkin dayatmalarının, artık milletvekillerinde bile şekil bulduğu, bu açıklamayla kesinleşmiştir. AKP, PKK ve Barzani aynı çizgide, asırlık Sevr zihniyeti ile bir kez daha buluşmuş ve maalesef bunun için yüce Meclis kürsüsü alet edilmiştir. Ve bize göre böylesi bir kirli zihniyet, en az PKK kadar bölücü, alçak ve ahlaksızdır.''
Bahçeli, dosyasından çıkarttığı bir haritayı milletvekillerine göstererek, ''O Sayın Milletvekili denen zat, bu haritayı işaret etmektedir. Bu haritayı işaret etmektedir. Burası Gavur Dağı, burası Sivas. Geri kalan ise onlara göre bölünmüş toprak. Kabul etmek mümkün değil'' diyerek eleştirdi.
Benzeri ifadelere, Başbakan Erdoğan'ın seçim gezilerinde de şahit olduklarını, ancak toplumsal gerginliklere fırsat vermemek için bunların bir sürçi lisan farz edip üstünde fazla durmadıklarını belirten Bahçeli, ''Ancak görünen odur ki bu ilkel siyaset ve istismarın alanı giderek genişlemiş ve maalesef Türkiye'yi yönetme iddiasındaki iktidar partisinin milletvekillerine, aziz vatanımızı ikiye bölecek bir coğrafi tasavvura da neden olmuştur'' dedi.
-''ALT KİMLİK DEĞİL BÜYÜK TÜRK MİLLETİYİZ''-
Başbakan Erdoğan'a, ''Beni ve partililerimi, ısrarla ve her fırsatta bir vatan coğrafyasına davetinizden neyi ummaktasınız, hangi tertipleri tezgahlamaktasınız? Hangi küresel senaryonun, eksik kalmış parçasını bizim üstümüzden tamamlamak peşindesiniz? 40. yılına girecek bir siyasal hareket olarak, nerelere gidip, kimlerle kucaklaşacağımızı siz mi tayin edeceksiniz?'' sorularını yönelten Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bu sinsi tahrikleriniz, vatan uğruna şahadet mertebesine ulaşmış evlatlarımıza ve kahraman milletimize yapılmış en büyük ihanet ve hakarettir. Bunun karşılıksız kalması asla düşünülemez. Şimdi değilse yarın mutlaka. Milliyetçi Hareket olarak bizim; bin yıllık kardeşlik hukukunun bozulmaması, tahrik ve tertiplerle birliğimizin sarsılmaması, küçük bir kıvılcım bekleyen vahim gelişmelere fırsat verilmemesi için gösterdiğimiz yüksek hassasiyet ve fedakarlığı, bastırdığımız milli heyecanı asla anlayamayacak olan işbirlikçilere vereceğimiz en hafif cevap şimdilik şudur; Tekirdağ da bizimdir, Şırnak da bizim, Artvin de bizimdir, Denizli de bizim. Adımız bir, anımız bir, acımız bir. Biz büyük bir aileyiz. Kuzeyden Güneye, Doğudan Batıya tek bilek ve tek yüreğiz. Biz alt kimlik ve etnik kalıntı değil, büyük Türk milletiyiz."
HABER 7-AA-İHA